Bazı Kararlar Daha Az Yorucu Hissettirir
Her karar aynı enerjiyi istemez. Bazı seçimler zihnini yormaz, çünkü aslında kendinle savaşmıyorsundur.
Bazı kararlar vardır, fazla düşünmeden verirsin. İçinde gereksiz bir gerginlik oluşmaz. Saatlerce analiz etmezsin, sürekli ihtimaller arasında gidip gelmezsin. Bir şey sana doğru gelir ve zihnin onunla kavga etmez.
İlginç olan şu:
Bu kararlar genelde daha az yorucu olur.
Çünkü zihinsel yük sadece seçenek sayısından oluşmaz. Bazen asıl yorgunluk, zihnin aynı anda birden fazla yöne çekilmesinden gelir. Bir taraf ilerlemek isterken başka bir taraf sürekli emin olmaya çalışır.
İşte zihni yorucu hale getiren şey çoğu zaman budur.
Kararsızlık her zaman bilgi eksikliği değildir. Bazen zihnin fazla bölünmüş olmasıdır. Aynı anda çok fazla ihtimali taşımaya çalıştığında, en basit seçimler bile gereksiz yere ağırlaşabilir.
Bu yüzden bazı günler küçük bir karar bile uzun sürer.
Ne yiyeceğin, neye başlayacağın ya da hangi işe öncelik vereceğin… Normalde kolay olan şeyler bile zihninde büyümeye başlar.
Çünkü mesele sadece karar değildir.
Zihnin aynı anda ne kadar yük taşıdığıdır.
Bazı anlarda ise bunun tam tersi olur. Zihnin daha nettir. Dikkatin daha stabildir. İçeride sürekli çalışan ikinci bir ses yoktur. Ve bu yüzden kararlar daha doğal akar.
Bu durum dışarıdan küçük görünür ama günün hissini tamamen değiştirir.
Çünkü zihnin sürekli kendi içinde çatışmadığında, enerji sadece düşünmeye değil ilerlemeye gider.
Çoğu insan karar vermeyi tamamen kişilikle ilişkilendirir. Daha kararlı olmak gerektiğini düşünür. Ama bazen mesele karakter değildir.
Zihnin hangi durumda çalıştığıdır.
Witmina’yı kullananların fark ettiği şeylerden biri de tam olarak bu olur. Hangi anlarda zihinsel yükün arttığını, hangi durumlarda düşünmenin ağırlaştığını görmeye başladığında, karar vermek daha anlaşılır hale gelir.
Ve bir süre sonra her seçimi zorlayarak değil, daha net hissederek yapmaya başlarsın.







